İnsanların tipik takıntılarından biri olayları canları istediği zaviyeden değerlendirmeye almasıdır. Şişmanların iri kemik iddiası, pintilerin ekonomistliğe soyunmaları falan bu kabilden değerlendirilebilir.

Elbette kişi gocunacak tarafını vitrine koymayacak veya ayıbını pazarlamayacak ama kendini kandırmanın alemi nedir yahu ?

Misal ben günümün sayamadığım birkaç saatini bilgisayarıma ayırıyorum. Kaç saatten sonrası bağımlılığa girer bilemiyorum ama tıklatmadan duramadığım klavyem benim üçüncü elim oldu.

Şu halde ben bilgisayar bağımlısı mıyım yoksa değil miyim ? Bağımlıyım dersen kendimi eroinman, keş gibi hissedeceğim. Yani zayıflığı aşikar hale gelmiş aciz kişi olacağım. Formül basit, tabi ki bilgisayar bana bağımlı. Zavallı bilgisayar kendini bana kullandırmadan duramıyor !

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir